Homeros, Türklük, Truva üzerine.. Dicle EROĞUL yazdı


Bilip bilmeden, durup düşünmeden, izleyip görmeden her önünüze geleni eleştireyim derseniz, sonuçta haklı eleştirileriniz de değersizleşmeye başlar.

Sinan Meydan’ın “Son Truvalılar” kitabından alıntılar:

“Peki ama MÖ 8. ya da ya da 9. yüzyılda yaşayan Homeros nerede yaşamıştı? Homeros hakkında yanıt aranan sorulardan biri de budur. Tabii eğer geçekten yaşadıysa! Önceleri Homeros’un Yunan kökenli olduğu düşünülmüş ya da öyle olması arzulanmıştı, fakat zaman içinde bu büyük ozanın öz be öz Anadolulu olduğu ortaya çıktı.”

Sayfa 66

Homeros’un Yunan kökenli olduğunda ısrarcı olanlar ya da öyle olmasını arzulayanlar maalesef hala var.

“”Homeros, “tutsak” anlamına gelmektedir. Bu ad bir Yunanlı adı değildir. Halikarnas Balıkçısı’nın deyimiyle: ‘Homeros, ister zenci olsun, ister başka ırktan Ege ve Anadolu kültürüne ait bir adamdı. Adı bile bunu gösteriyor.'” (Halikarnas Balıkçısı, Düşün Yazıları)

Sayfa 68

“Türk tarihine damga vuran iki önemli devlet adamı, Fatih Sultan Mehmet ve Mustafa Kemal Atatürk, kendilerini Truvalılarla özdeşleştirmişti. Rivayetlere göre, Fatih İstanbul’u alınca, Atatürk de Dumlupınar’da düşmanı yenince, “Truvalıların öcünü aldım!” demişti.

Atatürk, Türk Tarih Tezi kapsamında 1930’lu yıllarda Truvalıların Türklüğünü kanıtlamak için çalışmalar yaptırmıştı. Türk Tarih Tezi’nin başyapıtı, “Türk Tarihi’nin Ana Hatları”nda açıkça ‘Truvalıların Türk kökenli oldukları’ ifade edilerek bu tez kanıtlanmaya çalışılmıştı.”

Sayfa 295

“Truvalılar Türk müydü?

Önce Ortaçağ’da Batılı tarihçiler, sonra Osmanlı hükümdarı Fatih Sultan Mehmet ve daha sonra da Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, Truvalıların Türk olduklarını iddia etmişlerdir. M.Korfman ise yaptığı kazılar sonunda mevcut Truva algısını değiştirecek bulgulara ulaşarak en azından Truva’nın daha önceden zannedildiğinin aksine Yunan kökenli değil Anadolu kökenli bir uygarlık olduğunu kanıtladı.

Ortaçağ’da Batı’da sorgulanmayan bir gerçeklik olan “Truva’nın Türklüğü”, 16. yüzyıldan sonra “siyasal” nedenlerle unutturuldu. 20 yüzyılın başlarında bu tezi yeniden canlandıran Atatürk oldu. Türk Tarih Tezi’nin temel kaynaklarında açıkça Truva’nın Türklüğünden bahsedildi. Nedense, “Truvalıların Türklüğü” tezi, Atatürk’ten sonra ülkemiz aydınları tarafından pek de fazla ciddiye alınmadı. Ütopik, konjoktürel ya da siyasal bir tez olarak değerlendirilip geçiştirildi. Nedense ülkemiz aydını, Truva’nın Türklüğünün bilimsel bir gerçeklik olabileceğini -istisnalar hariç- dikkate almadı. Hatta bu konuya kafa yoranları küçümseyip ırkçılıkla suçlayıp ağır bir dille eleştirdi.

Fakat her geçen gün Atatürk’ün haklı olabileceğine yönelik kanıtların sayısı artmaktadır. Geldiğimiz noktada bugün, Atatürk’ten sonra unutulan, daha doğrusu unutturulan “Truva’nın Türklüğüne” yönelik kanıtları ortaya koymaya çalışacağız.”

Sayfa 314

Atatürk’e “Son Truvalı” sıfatını yakıştıran Sinan Meydan’ın kitabında dediği gibi hala Atatürk’ün Türk Tarih Tezi’ne karşı Truva destanını Yunan destanı, Homeros’u ise Yunan ozanı, olarak görenler ve göstermek isteyenler var maalesef.

Dicle EROĞUL

Beğendiysen arkadaşlarına duyur...