8 Mart ve Türk Kültürü – İpek Özserttaç yazdı


Öncelikle 8 Mart 1957 tarihçesinde, pek çok kaynak ABD’nin New York kentinde bulunan bir dokuma fabrikasında; 16 saat boyunca ve düşük ücret karşığında çalıştırıldığı için greve çıkmış olan kadın işçilerin, çıkan yangın esnasında kapılar kilitlendiği için hayatlarını kaybetmelerinden söz eder.

Anma günüdür, üzücüdür, hediye-çiçek beklenmez, kutlanmaz!

İlla bekleyecekseniz eğer, saygı ve takdir bekleyin. (Ben beklemedim, beklemeceyeceğim. Saygısı yoksa, hayatımda yeri yok! Kadın ve erkekleri ayırmıyorum.)

Bugün münasebetiyle şahsım adına asıl üzücü olan konu şudur ki; inancınız ve/veya ideolojiniz ne olursa olsun, Aziz Türk Milleti’ne mensup kadınlarımızın tarih, töre ve toplumdaki yerleri yani kültürlerinden bihaber olarak yaşayıp, farklı milletlerin kadınlarının toplumda yer edinme ya da hak arama çabalarına bilinçli veya bilinçsiz olarak ortak olmaya çalışmalarıdır.

Kültürümüzde kadın erkek ayrımı yoktur, her alanda eşittir. Çoğu konuda üstün ve saygın tutulmuştur. Kadın erkeğin ayağına gitmez mesela; erkek gider ki, buna kağanlar da dahildir. Kadına “evin direği” denirmiş mesela… Bir söz var ki hem toplumdaki hem de aile kavramındaki yerini açıklar. O söz şöyledir; “Ev toprağın üzerine kurulmaz, bir kadın üzerine kurulur.” Evi ev yapan duvarı tuğlası değildir. Evi ev yapan, bizatihi kadının kendisidir. Kadın bereketin simgesidir. Kültürümüzde kadına “Yüce bir varlık” gözüyle bakılmıştır. Bildiğim kadarıyla, Türk kadınının itibarına yönelik birçok toplum kuralımız milattan önce yedinci yüzyıllardan başlayarak yaşanmış ve töre olarak benimsenmiştir. Böyle bir milletin kadınları olduğumuz bilincine erişip, çocuklarımızı da kız-erkek ayrımı gözetmeksizin bunları öğreterek yetiştirirsek, içinde bulunduğumuz kültür yozlaşmasından kurtulmamız ve aslında birçok milletten önce zaten sahip olduğumuz yerde, zaten sahip olduğumuz itibar ve saygıyla yaşamamız kolaylaşacaktır. Yakın tarihimizde birçok Avrupa milletinden de önce, Büyük Türkçü Başbuğ Atatürk, Türk kadınına verdiği haklar ile bu itibarın yeniden tahsis edilmesi için temeller atmıştır.

Günlük hayatınızda ailenizden gördüğünüz belli kurallar vardır, benimsemişsinizdir. Kabul etmişsinizdir. O kurallar sizi bir arada tutar, saygı gösterilmesini sağlar.

“Ben annemden, babamdan böyle gördüm.”

“Bizim aile düzenimiz şöyleydi.” der, durur ve bununla övünürsünüz.

Aynı duruşu Türk Milleti Töresi için de yapın! Zaten sahip olduğunuz saygı ve eşitliği, hatta üstünlüğü yeniden ALIN!

Diyorum ve sözlerimi ATAM’ızın bir sözlüyle noktalıyorum;

“Türklük, benim en derin güven kaynağım, en engin övünç dayanağımdır.

İpek Özserttaç

Beğendiysen arkadaşlarına duyur...